YAZIN SICAK GÜNLERİNDE ARAÇ KULLANACAKLAR İÇİN UYARILAR
29 Temmuz 2021 Perşembe 16:53

 

Sıcaklıkların mevsim normallerinin de üzerine çıktığı şu günlerde trafikte olacak sürücülerin güvenli yolculuk için nelere dikkat etmesi gerektiğini Uluslararası Yol ve Sürüş Güvenliği Uzmanı Mert İntepe anlattı.

Yaz geldi, sıcaklıklar arttı. Hatta son yıllarda sıkça karşılaşılan “mevsim normallerinin üzerinde” sıcaklıklar ile mücadele vatandaşlar için zorlukları da beraberinde getirdi.

İçinde bulunduğumuz ve sıcaklığın vatandaşları oldukça zorladığı bugünlerde araç kullanmak da olduğundan daha zor bir hale geldi.

Peki, kavurucu güneş altında, bunaltıcı sıcak havanın olduğu bugünlerde güvenli bir yolculuk için nelere dikkat etmeliyiz.

Bu soruyu Uluslararası Yol ve Sürüş Güvenliği Uzmanı Mert İntepe’ye yönelttik. İntepe de, sıcak yaz günlerinde sürücülerin dikkat etmesi gerekenleri detaylarıyla anlattı.

“SÜRÜCÜLER DAHA ÇOK ŞEHİR İÇİ TRAFİK ORTAMINA ALIŞIK”

Uluslararası Yol ve Sürüş Güvenliği Uzmanı Mert İntepe, sürücülerin genel olarak şehir içi yolculuklara alışık olduğunu ve vücudun da buna göre gelişim gösterdiğini anlattı.  

“Genelde hepimizin şehir içindeki kalabalık trafikte araç kullanım zamanımız uzun yoldakine göre daha fazla. Biz daha çok şehirler arası değil de şehir içindeki trafik ortamına alışığız. Vücudumuz ve ergonomimiz de böyle gelişiyor. Aynı anda bu sıcaklarda uzun yola çıktığımızda tempolu sürüş dediğimiz ya da hız limitlerine uyan insanlar için bir anda vücutlarının kan dolaşımı yavaşlıyor ve farkında olmadan uykuları geliyor. En büyük sorunlardan biri bu! Bu mola vermemekten de kaynaklı olabilir, aracın içindeki sıcaklığın ideal bir ortamda olmamasından da kaynaklı olabilir, ilaç aldığınız için olabilir, sağlık sorununuz olduğu için olabilir  ya da alışık olmadığınız ve tecrübeniz olmadığı için de olabilir.”

GECE YOLCULUĞU DOĞRU KARAR MI?

Sıcak yaz aylarında birçok sürücü şehirler arası kara yolu seyahati için gece saatlerini tercih ediyor. Havanın daha serin olduğu bu anlarda yolculuk yapmak ise farklı sorunları beraberinde getirebiliyor. İntepe, sürücüleri uyarıyor:

 “Günümüz insan hayatının, çalışma şartlarının ve modern insanın gerçekten kafa yapısındaki düşünceler, günlük hayatının problemleri, sağlık ya da ekonomik problemleri bir arada düşündüğümüzde gece az aldığınız bir uyku gerçekten sizin gün içinde uykunuzu getirecek bir noktaya gelir. Yapabileceğiniz en tehlikeli işlerden birinden bahsediyoruz. Ne kadar iyi bir arabanız olsa, ne kadar tecrübeli bir sürücü de olasınız insanların biyolojik bir saati var. Aslında hepimizin bir biyolojik saati var. Ben size şöyle bir mantık anlatayım; bayramdan evvel ben bir kaza inceledim. Çalıştığımız Türkiye’deki bilinen bir şirketin müdürünün aracının kazasını inceledim. Dörtyol bölesinde, Hatay’da oluyor. Gece sabaha karşı yola çıkıyor, erken yol gitmek için… Diyor ki; ‘Ekonomik gideyim, sabah erken çıktım klimayı açmayayım. Araba sıcaklığı içerisinde ben kendimi yönetebilirim, çoluk çocuk da giderim. Biz zaten bu bölgenin insanıyız, sıcağa da alışığız.’ diyor. Fakat sürüşe başladıktan yaklaşık 1 saat 10 dakika sonra, çok uzun bir zamandan bahsetmiyorum 100 km sonra gerçekten uyuyor ve bir TIR dorsesinin altına giriyor. Araba pert, vefat edenler var, yaşayanlar var. Arabadaki diğer insanlar uyuduğunda, direksiyondaki kişi de psikolojik olarak beyin diyor ki; benim de uyumam lazım.”

İDEAL MOLA ZAMANI

Uluslararası Yol ve Sürüş Güvenliği Uzmanı Mert İntepe, sürücülerin mola verme zamanına yönelik hesaplamayı da anlattı:

“Dün akşam kaçta uyudunuz onu bulalım beraber. 24.00’de uyudum. Sabah kaçta kalktım? 08.00’de kalktım. Bunun tam arası 04.00. 24.00’de uyudum 08.00’de kalktım, tam ara noktayı buluyorsunuz; saat 04.00. Saat 04.00’e 12 ekliyorsunuz, öğleden sonra saat 16.00 oluyor. Şu anda siz öğleden sonra 16.00’yı bulduğunuzda muhakkak bir yarım saat mola vermeniz gerekiyor. Ne iş yaparsanız mola verin ama trafikte iseniz kesinlikle mola verin.”

NE DURUM VE SIKLIKTA MOLA VERMELİYİZ?

Yol ve Sürüş Güvenliği Uzmanı İntepe, araç kullanıcılarının uzun yolculuklarda ne sıklıkla ve hangi durumlarda mola vermesi gerektiğine dair de önemli bilgiler verdi.

“Diyor ki; ‘Ben çabuk gideyim, otobanda gideyim, mola vermeyim ya da pandemiden dolayı orası kalabalık girmeyeyim, çoluk çocuk arabada ben sinirlemiyorum, geriliyorum. Bir an evvel yerime ulaşayım.’ diyor. Bu kültür son derece sizi kazaya götüren bir gerginlik kültürü bir kere… Trafik ortamında gergin olduğunuzda mola verin zaten. Çocuklar sizi sinirlendirdi arabada, lütfen mola verin. Çok problemli bir telefon aldınız, bayram kutlaması yaptınız, iş yerinden bir telefon geldi ki biz direksiyonda araba kullanırken telefon kullanmayın diyoruz ki ama yapılan var bunu da kabul etmek lazım.  O telefon sizin canınızı sıktıysa lütfen mola verin. Çünkü insan beyni saniyede 5 tane algıya cevap verebiliyor. Önde giden araba, arkadan gelen araba, aracın içindeki olaylar, aynaya bakıyorsunuz, sinyal veriyorsunuz, şerit değiştiriyorsunuz, trafikteki riskleri görüyorsunuz… İnsan beyni 1 saniyede 5 tanesine müsait. Siz trafik ortamında birden çok şeyi düşünüyor, konuşuyor, yapıyor, yazışıyor, e-posta atıyorsanız bedeniniz direksiyonda ama kafanız başka yerde.”

TERLİKLE ARAÇ KULLANIMI

Güvenli sürüş için sürücülerin ayaklarına giydikleri ayakkabı türlerinin önemi biliniyor. Yaz aylarında sıcaklığın artması ile bazı sürücüler ise terlikle araç kullanıyor. Bu durum ise güvenli bir yolculuk için risk teşkil ediyor. Konuyla ilgili Mert İntepe, şu uyarıda bulundu;

“Hem terliğin uç tarafı hem de topuk tarafı yere takılabilir, ayağımız terliğin içinde kayabilir… İyi fren yapamazsınız. Gerçekten bir fren yapma ihtiyacınız olduğunda, kaliteli bir şekilde, güçlü bir şekilde fren pedalına basamazsınız. O yüzden terlikle kullanmayın diyorum ama bazen çıplak yalın ayak da araç kullananlar var yaz döneminde bu ondan da tehlikeli.”

GÜNEŞ VE YANSIMALARININ OLUŞTURABİLECEĞİ RİSKLER

Yaz aylarında oluşan sıcak hava dışında kuvvetli güneş ışınları da güvenli sürüşü tehlikeye sokabiliyor. Güneşe doğru gitmenin zorluklarını anlatan Mert İntepe şu uyarılarda bulundu;

“Yazın araba kullanmak, güneşe doğru gitmek gerçekten tehlikelidir. Güneşe doğru gitmek, uykusuzsanız yazın anında kafanız düşer, gözleriniz kapanır. Öğleden sonra güneş arkadan vurduğunda size sol ve sağ aynadan ya da dikiz aynasından güneş çarpar yine gözünüz kamaşır yolu göremezsiniz. Maksimum 200 km’de bir mola verin ya da 2 saatte bir 15-20 dakika mola verin. Mola verdiğimde solladığım bütün arabalar beni geçiyor diye düşünmeyin. Siz kendi başınıza A noktasından B noktasına sevdiklerinizin yanınıza gidiyorsunuz ve geri dönmeniz lazım.”

Uluslararası Yol ve Sürüş Güvenliği Uzmanı Mert İntepe'nin açıklamalarını dinlemek için;

@radyotrafik35