TARIM ÜRÜNLERİNİN FİYATLARI NEDEN ARTIYOR?
29 Ocak 2021 Cuma 15:44

 

Tarım ürünlerindeki fiyat artışı vatandaşın cebini yakmaya devam ediyor. Tarım Dünyası Yazarı Ali Ekber Yıldırım, Radyo Trafik’te Özay Şendir’in sunduğu ve trafik hariç her şeyin konuşulduğu “İnce Ayar” programında tarım ürünlerindeki enflasyonu değerlendirdi. 

Trafik hariç her şeyin konuşulduğu Özay Şendir ile “İnce Ayar” programında son dönemde tarım ürünlerindeki fiyat artışı ele alındı. Tarım Dünyası Yazarı Ali Ekber Yıldırım, Radyo Trafik frekanslarında ve Trafik Tv’de yayınlanan programda önemli değerlendirmelerde bulundu. 

SÜT FİYATLARI…

Öncelikle süt ve süt ürünlerindeki enflasyonu değerlendiren Yıldırım, “Eskinin aksine süt fiyatını Gıda Komitesi belirliyor, Ulusal Süt Konseyi de açıklıyor. 15 Kasım 2019’da 2 lira 30 kuruş olarak belirlenen fiyat 1 Ocak 2021 itibarıyla 2 lira 80 kuruş oldu. Uzun süre çiğ süt fiyatı arttırılmadı. Konsey, fiyatın artması halinde enflasyonun artacağını savundu. Ürettiğimiz ürünün fiyatı sabit, diğerleri artıyor. Üretici maliyetlerinin arttığını söylüyor. Burada üretici kazanmıyor, kazanan üretici değil. Restoranlar kapalı olduğu için talep de düştü. Satılmayan ürünün fiyatını vatandaştan çıkarmaya çalışıyorlar.” şeklinde konuştu.

“DENETİM YAPMAK TEK BAŞINA ÇÖZÜM OLMAZ”

Bir denetim mekanizmasının olması gerektiğini savunan Ali Ekber Yıldırım, “Ticaret bakanlığı 22 bin ürünün denetlendiğini, 120 firmaya ceza kesildiğini açıkladı. Bu sorunu çözmüyor aslında. Çiftçi para kazanamadığı için üretim azalıyor. İklim değişikliği çok fazla bahane üretiliyor. Kar yağınca fiyat artıyor. Zaten üretim çok az. Soğan, brokoli gibi ürünler üretimi zor oran ürünlerdir. Zahmetli, emek ve işçilik isteyen ürünler yerine daha kolay hasat edilir ürünlere yönelme de var. Ortada bir sistem yok, kim neye, ne kadara satarsa yapısı var. Rusya şeker ve ayçiçek yağında tavan fiyat belirledi. Tek başına denetim ve üretime odaklanmak çözüm değil. Tarladan sofraya kadar olan süreci iyi yönetmek lazım.” değerlendirmesinde bulundu.

“FİRE ORANI DÜŞÜRÜLMELİ”

Tarım Dünyası Yazarı Yıldırım, ürünlerdeki fire konusunun da maliyetlere yansıdığını belirterek ambalajlama konusuna vurgu yaptı: 

“Ülkemizde tarladan sofraya ulaşana kadar sebze ve meyvede yüzde 50’lere varan fireler verilebiliyor. Dünyada da bu oran yüzde 25-30 civarında. Bu fireler düşürülebilirse açlık yaşayan ülkelere daha fazla gıda ulaştırılabilir. Nakliye ve marketteki ezilmeler, uygunsuz saklama koşulları fire oranını belirliyor. Ürünleri ambalaja koyarak satmakla fireyi azaltmak mümkün.”

AYÇİÇEK YAĞI FİYATLARINDAKİ ARTIŞ

Son dönemde dikkat çeken bir başka artış ise ayçiçek yağında görülüyor. Ali Ekber Yıldırım, ayçiçeğinde üretimin düşmediğini ancak nüfusun arttığını belirterek, “İthalatta 1 numarayız. Moldova, Romanya, Ukrayna ve Rusya’dan ayçiçeği alıyoruz. Oralarda da üretimde düşüş var. Böyle olunca fiyatlar arttı. Buğday gibi alternatif ürünlere destek artınca üretici buna yönelip ayçiçeği üretimini bırakıyor. Birbirinin alternatifi olan ürünler planlanarak üretime yönlendirilebilir. Bizim ülkemizde bir plansızlık var. Paranız olsa da ithal edemiyorsunuz, çünkü dünyada da üretim azalıyor. İthal etmemek için üreticinin desteklenmesi lazım. Üretimi artırmadığımız sürece ürünleri aldığımız ülkenin kurallarına uymak zorunda kalıyoruz.” ifadelerini kullandı.

ZEYTİNYAĞI FİYATLARI NEDEN ARTIYOR?

Yıldırım, Türkiye’de 100 milyon olan zeytin ağacı sayısının son 15 yılda 190 milyona çıktığını hatırlattı. Ancak buna rağmen bu sezon son 11 yılın en düşük rekoltesi elde edildi. Ali Ekber Yıldırım, iklimden en çok etkilenen ürünün zeytin olduğunu, bunun da fiyatları arttırdığını kaydetti. 

İSTANBUL VE DİĞER İLLERDEKİ FİYAT FARKI

Antalya, Kuşadası gibi yerlerde 1-2 liraya alınan portakalın fiyatı İstanbul’da neden 8 lira? Ali Ekber Yıldırım bu soruya şöyle yanıt verdi:

“Antalya’da ürünün kalitesine göre fiyat değişiyor ama İstanbul ile diğer şehirlerdeki fiyat farkı çok fazla. Marketler fiyat belirleyen, piyasayı domine eden kurumlar oldu. Köylere bile giren market zincirleri var. Doğrudan üreticiden market rafına ürün getirebiliyorlar. Bunu devlet kurumları da yapmaya başladı. Türk Şeker üreticiyle sözleşme imzalıyor. Üretici üzerinde fiyat baskısı uyguluyor. Pazarcılar, manavlar, markete bakıp fiyat belirliyor. Bu sistemin değişmesi gerekiyor.”

HAL YASASI İLE ÇÖZÜM OLUR MU?

“Sadece yasa çıkarmakla, denetim yapmakla sorun çözülmez.” diyen Tarım Dünyası Yazarı Yıldırım, “Bir bütün olarak düşünmek gerekiyor. 2010 yılında çıkan hal yasası ile yüzde 25 olması beklenen fiyat düşüşü gerçekleşmedi. Üretimin ve ürünün tüketiciye ulaştırılmasının çok iyi planlanması lazım. Fiyatların düşürülmesinin tek yolu budur. Gıda fiyatları yükselince herkes açıklama yapıyor ama bugüne nasıl gelindiği konuşulmuyor. Sonuç üzerinden gitmemek gerekiyor.” açıklamasını yaptı. 

@radyotrafik35