OTOMOTİV DÜNYASINDA GELECEĞE YÖNELİK BEŞ TEMEL EĞİLİM
28 Ocak 2021 Perşembe 14:41

Otomotiv Üst Düzey Yöneticisi İbrahim Aybar, Radyo Trafik’te yayınlanan “Duayen” programında otomotiv dünyasındaki teknolojik gelişmeleri değerlendirdi ve sektördeki dönüşümü anlattı.

Otomotiv dünyasının önemli isimlerinden İbrahim Aybar, 2030 yılına kadar otomotiv sektöründeki yenilikleri duymaya hızla devam edeceğimizi, sektörün büyük bir dönüşüm içinde olduğunu belirterek; “Yenilenebilir enerjiler bunun içinde, dijital teknolojiler bunun içinde, ciddi yazılımlar bunun içinde, veri güvenliği, veri gizliliği… Artık tamamen bir otomobilin ya da motorlu taşıtın bir nesne olmaktan çıkıp tamamen dijital bilgisayar hareketliliği haline gelen bir dönemi yaşamaya başlayacağız. Bunu 2030’a kadar hazırlıklar halinde geçireceğiz. 2030’dan itibaren de hayatımıza yoğun şekilde birçok yeniliğin girdiğini ve onları yaşamaya başladığımızı fark etmeye başlayacağız.” dedi.  

OTOMOTİV DÜNYASINDA GELECEĞE YÖNELİK BEŞ TEMEL EĞİLİM

Otomotiv Üst Düzey Yöneticisi İbrahim Aybar, otomotiv dünyasının geleceğinde beş temel eğilim olduğunu söyledi. Bunlardan ilkinin elektrik motorlu taşıtlardaki ivmelenme olduğunu aktaran Aybar; “Hem satış olarak ivmelenme hem gelişmeler, çeşitlenmeler olarak ivmelenme var. Bakınız, 2020 yılı pandemi koşulları nedeniyle bütün dünyada satışların yaklaşık %20’ye yakın daraldığı bir yıl oldu. Avrupa Birliğinde daralma daha çok oldu, %24’ü buldu. Ama AB dahil elektrik motorlu taşıtların satışlarında dünya genelinde %43’lük bir artış gerçekleşti. Yani elektrik motorlu taşıtlara doğru çok ciddi bir dönüşüm var.” ifadelerini kullandı.  

START–UP ŞİRKETLERİ DAHA AKTİF OLACAK

İkinci eğilimin ise startup* şirketlerinin otomotiv sektöründe çok daha aktif yer almaya başlayacağı olduğunu aktaran İbrahim Aybar şöyle devam etti:

“Özellikle genç müteşebbis insanların, girişimcilerin kurdukları startup şirketleri dijital platformlarda büyük yenilikler sağlıyor. Bilhassa otonom sürüşe geçiş döneminde çok ciddi know-how’lar** ortaya çıkıyor. Ve burada o kadar büyük değerler kazanıyorlar ki neredeyse 100 yılın üzerinde dünyada var olan birçok otomotiv markasının bir anda üzerine çıkan değerlere kavuşabiliyor. Bunları 2021 yılında da bol miktarda görmeye devam edeceğiz.”

SEKTÖRÜ YENİ VE GELİŞTİRİLMİŞ DİJİTAL PLATFORMLAR BEKLİYOR

Otomotiv Üst Düzey Yöneticisi Aybar sektördeki üçüncü eğilim olarak ise yeni ve geliştirilmiş dijital platformlar göreceğimizi söyledi.

Aybar, 5G teknolojisinin dünyada yavaş yavaş gelişmesi ve yaygınlaşması ile bu başlığın daha da gelişeceğini aktardı.

OTONOM ARAÇLARIN GELİŞİMİ

Otomotiv sektörünün geleceğine yönelik dördüncü eğilimin otomasyon açısından otonom otomobillerin sağlayacağı seviyelerle ilgili olduğunu söyleyen İbrahim Aybar, otonom sürüşünün ilk aşamasının hali hazırda geçildiğini belirtti.

“Otomobillerde daha çok diğer taşıtlarda da kısmen oldu, tek tip bir otomatik sürüş şartı vardı. Yani hill-holder*** bir tanesi. Bir tanesi şerit değiştirirken ikaz, bir tanesi yakın mesafeye yaklaştığınızda öndeki araçla sizi çarpma mesafesi dolaysı ile uyarması gibi ama tek fonksiyon. Şimdi bunu geçtik.” diyen Aybar ikinci seviyeye çıkıldığını aktararak, “Bir anda iki tane otomatik fonksiyonu otomobillerde görmeye başladık. Hız sabitleyici gördük, hız sınırlandırıcıyı ayını anda gördük. Bu arada şerit değiştirmeyi gördük vs. Bunlar ikinci seviye idi.” ifadelerini kullandı.

Bu yıl, yeni modellerde üçüncü seviyeyi görmeye başlayacağımızı da duyuran İbrahim Aybar şöyle devam etti:

“Üçüncü seviye otonom sürüşe gidişte ne var? Orada da araçların daha dinamik bir sürüş kontrolü yaptığını göreceğiz. Örneğin; siz sabit hız bilgisayarına bağladığınız gidiyorsunuz. Orta yolda önünüzde bir araç gidiyor ve yavaşladı. Sizin aracınız, sizin kontrolünüzün dışında yavaşlayacak. Sollamayacak ama yavaşlayacak. Bunu belli modeller ile Türkiye’de de satılan modeller içerisinde görmeye başlattılar bize. Bu diğer bir değişik uygulama olarak hayatımıza hemen hemen birçok satılan modelde girmiş olacak.”

Beklenilen iki seviye daha olduğunu söyleyen Aybar bu konu hakkında da şu bilgilere yer verdi:

“Beklediğimiz iki seviye daha var dördüncü ve beşinci seviyeler... Dördüncü seviyede artık aracın daha kendi kendine gidebilmesi, sollama yapabilmesi, belli yerlerden kendi kendine geçebilmesi… Ama mutlaka sürücünün direksiyonda olması kaydıyla uygulama yapması durumuna geliyoruz. Bunu daha çok 2025’ten sonra göreceğiz. Daha sonra da 2025’in ilerisinde belki 2026 – 27, erken de olabilir… Beşinci seviye…  O da işin son seviyesi. Yani otomobilin ya da motorlu taşıtın tamamen her şekilde kendi kendine gidebilmesi, artık direksiyonda kimsenin olmaması.”

KARBONFİBER KULLANIMI ARTACAK

Son olarak sektörün geleceğindeki beşinci eğilimin karbon fiber**** kullanımı olduğunu belirten Otomotiv Üst Düzey Yöneticisi İbrahim Aybar; “Otomobillerin ve diğer motorlu taşıtların daha çok hafifleştirilmesi ama sağlamlığından ödün verilmemesi ile ilgili karbon fiber kullanımı giderek arttı.” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu yıl içerisinde üretilen taşıtlarda öyle bekliyoruz ki %10’un üzerinde karbon fiber kullanımı göreceğiz. Daha uygulamaları önceden kaportanın belli bölümlerinde görmüştük. Şimdi aracın iç mekânına da girmeye başladılar. Gerek tavan yapısında, gerek öndeki konsolda diğer başka unsurlarda otomobilin içinde bu fiber ve karbon alaşımını görmeye devam edeceğiz.” 

Programın tamamını izlemek için:

*Startup: “Girişim (veya girişim şirketi) bir pazar ihtiyacını giderme amacı taşıyan yenilikçi bir ürün, süreç veya servis sunan, genel olarak yeni kurulmuş ve hızlı büyüme gösteren bir müessesedir.” - Vikipedi 

**Know-how: “Bir işletmenin, üretim yöntemleri ya da teknolojisinin, aynı dalda çalışan veya aynı işi yapmaya hazırlanan bir başka firmaya satılması veya kiralanmasıdır.” – Vikipedi

***Hill-holder: Yokuş kalkış sistemi.

****Karbon fiber: Karbon fiber veya karbon elyaf, teknoloji ürünü ipliksi bir tür maddedir. Ana bileşimleri Karbonlaşmış akrilik elyaftır (Orlon), katran ve naylondur. Karbon fiberin yapısı, çelikten 4,5 kat daha hafif olmasına rağmen 3 kat daha dayanıklıdır. Karbon fiber, naylon gibi esnek ve orlon gibi de orta derecede dayanıklı değildir. Daha sert ve çok daha dayanıklıdır. - Vikipedi

@radyotrafik35